Bir âlime giderek Ömer bin Abdülaziz,
Dedi ki: (Bana biraz nasihat eyleyiniz.)
Buyurdu ki: (Ya Ömer, sen þimdi hükümdarsýn,
Öncekiler hep öldü, þimdi, sen sýradasýn.
Adem Nebiden beri, dedelerinin hepsi,
Göçüp gitti dünyadan, kalmadý bir tanesi.
Senin dahi ecelin, elbet bir gün gelecek.
Cennet ve Cehennemden baþka yer yok gidecek.)
Hanýmý, bir gün ona dedi ki: (Ben, bu gece,
Rüyada, Cehennemi gördüm ve korktum nice.
Zira o, alev alev þiddetle yanýyordu.
Ve korkunç sesler ile kükreyip duruyordu.
Sonra Sýrat köprüsü kuruldu üzerine.
Abdülmelik bin Mervan, gelip çýktý üstüne.
Birkaç adým attý ve gidemedi ileri.
Sonunda, Cehenneme düþtü yüzü üzeri.
Velid bin Abdülmelik, köprüye girdi sonra.
Birkaç adým atmadan, o dahi düþtü Nar’a.)
Ömer bin Abdülaziz korkuyla dinler idi.
Zira onlardan sonra, sýra kendisindeydi.
Korkuyla sual etti (Sonra ne oldu?) diye.
Dedi ki: (Daha sonra, sen girdin bu köprüye.)
O bunu iþitince, bir (Ah!) çekti derinden.
Bayýlýp düþtü yere o anda kederinden.
Kadýn, yüksek ses ile baðýrýrdý hayretle:
(Vallahi sen Sýratý geçmiþtin selametle!)
Lakin o, hanýmýnýn sözünü duymuyordu.
Zira baygýn bir halde, yerlerde yatýyordu.
Ömer bin Abdülaziz, vefat eylediðinde,
Taziye eylediler akrabasý evinde.
Muhterem hanýmýný ziyarete geldiler.
(Bize, zevcin Ömer’den biraz bahset) dediler.
Dedi ki: Gece gündüz, ibadet yapýyordu.
Allahü teâlâdan pek fazla korkuyordu.
Vakfetti hayatýný kullarýn hizmetine.
Ve çok dikkat ederdi Hakka ibadetine.
Allahü teâlâdan, ederdi hayâ, edep.
Ve Onun korkusundan, her gece aðlardý hep.
Öyle ki, aðlamaktan, iki gözü þiþerdi.
Sonunda bir (Ah!) edip, baygýn yere düþerdi.
Bir gece, iki rekat namaz kýldý bir kere.
Elleri çenesinde, daldý bir tefekküre.
Göz yaþlarý, sel gibi aktý yanaklarýndan.
Fecir sökene kadar, aðladý hiç durmadan.
Kendisine dedim ki: (Ya emirel müminin!
Ne oldu ki, bu gece, çok aðlayýp inledin?)
Dedi ki: (Bu milletin, zengin ve fakirine,
Sultanlýk yapýyorum, kölesine, beyine.
Þu koca memleketin dört yanýnda bulunan,
Nice dertli, kederli, nice biçare olan,
Ýnsanlarýn hepsinin hesaplarý, elbette,
Bana sorulacaktýr ölünce ahirette.
Bu hesabýn altýndan kalkamazsam diye ben,
Düþünüp, kederlendim, aðladým bu sebepten.)
|