O Sehl-i Tüsteri ki, asrýnýn bir tanesi.
Ve Zünnun-i Mýsri’nin makbul bir talebesi.
O, üstadýna karþý gösterdi pek çok edep.
O hayatta oldukça, konuþmadý, sustu hep.
Kendisine bir sual sorsaydý biri dinden,
Asla cevap vermezdi, üstada edebinden.
Lakin günün birinde, dedi ki: (Kardeþlerim!
Dini bir sualiniz varsa cevap vereyim.)
Dediler: (Susardýnýz dini mevzularda hep.
Þimdi hikmet nedir ki, ettiniz böyle talep?)
Buyurdu: (Hayattayken bir kimsenin hocasý,
Edebe muhaliftir dinden aðýz açmasý.)
Dinleyenler, bu iþi eylediler tahkikat.
Bildiler ki, üstadý ayný gün etmiþ vefat.
Ömrünün sonlarýnda, hasta oldu nihayet.
Eli ve ayaklarý, etmez oldu hareket.
Lakin günde beþ defa, namaz vakitlerinde,
Olurdu a’zalarý, eski kuvvetlerinde.
Annesinden, bir hayli mal kalmýþtý kendine.
Daðýttý tamamýný þehrin fakirlerine.
Ve kimde alacaðý vardýysa, tamamýný,
Onlara baðýþlayýp, helal etti hakkýný.
Sonra da çýktý yola, Kâbe’yi tavaf için.
Dedi ki: (Bak ey nefsim, dünya ile yok iþin.
Ýþte görüyorsun ki, tamamen ettin iflas.
Ve sana, bundan sonra ahiret lazým esas.
Sakýn dünyalýk bir þey eyleme benden talep.
Zira ben, muhalefet edeceðim sana hep.
Ya sen yola gelirsin, ya yanarsýn ateþte.
Üçüncü þýkký yoktur, hakikat böyle iþte.)
Sonra vardý Kufe'ye, böylece söylenerek.
Lakin caný orada, istedi balýk ekmek.
Baktý ki, son derece istiyor nefsi bunu.
Lakin hemen yapmadý onun bu arzusunu.
Rastladý biraz sonra, bir un deðirmenine.
Ýliþti sonra gözü, bir dolap beygirine.
Gelip, deðirmenciye sordu ki hemen ilkin:
(Ne ücret istiyorsun þu dönen beygir için?)
(Ýki dirhem) deyince, buyurdu ki: (Ey kiþi!
Ben, yalnýz bir dirheme yapayým mý bu iþi?)
(Peki olur) deyince, geçti atýn yerine.
O gün akþama kadar, su çekti deðirmene.
Akþama bir dirhemi ondan tahsil ederek,
Gelip, o para ile, aldý balýk ve ekmek.
Dedi ki: (Bak ey nefsim, isteðin oldu, fakat,
Sen de, Hak teâlâya yapacaksýn çok taat.
Benden, günah olmayan bir þey istersen eðer,
Bu kadar meþakkate katlanman icab eder.
Eðer günah bir þeyi talep edersen benden,
Bil ki, mahrum ederim seni helal þeylerden.)
|