Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Uyan da Rabbini an > Evliyaya düþmanlýk
Evliyaya düþmanlýk
Ahmed-i Bedevi’nin büyüklüðüne raðmen,
Bunu idrak etmeyen kimseler vardý halen.

Bir vali var idi ki Mýsýr’ýn bir þehrinde,
Bulunurdu daima bu zatýn aleyhinde.

Þöyle ki, o zamanlar, o diyarda bir âdet,
Vardý ki, bugüne dek gelmiþtir en nihayet.

O âdet þu idi ki, bu evliya kiþinin,
Kabrinde, senede bir, mübarek ruhu için,

Bir mevlid cemiyeti tertip ediliyordu.
Ve buna, her taraftan çok kimse geliyordu.

Ýþte bu mevlid için gelmek isteyenleri,
Göndermezdi o vali, ona buðzun eseri.

Çok kimse, gitmek için can attýklarý halde,
Vali, düþmanlýðýndan etmezdi müsaade.

Ýmam-ý Þarani’nin vardý hem bir üstadý.
Muhammed Þenavi’ydi bu büyük zatýn adý.

Valinin bu haline üzülüp bu âlim zat,
Nasihat etmek için valiye gitti bizzat.

Ahmed-i Bedevi’nin çok büyük olduðunu,
Söyledi, lakin vali dinlemedi hiç onu.

Yine düþmanlýðýna devam etti maalesef.
Muhammed Þenavi’yse üzülüp etti esef.

Ziyaret eyleyerek Ahmed-i Bedevi’yi,
Þikayet etti ona bu edepsiz valiyi.

Arz etti ki: (Efendim, sizin mevlidinize,
Gitmek isteyenleri býrakmýyor bu kimse.

Nasihat ettimse de, dinlemedi hiç beni.
Havale ediyorum size ben kendisini.)

Ahmed-i Bedevi’nin türbesinden, o anda,
Gayet açýk olarak geldi þöyle bir nida:

(Ey evladým, o bize dil uzatýyorsa þayet,
Elbette cezasýný çekecek, biraz sabret.)

Çok geçmemiþ idi ki bu iþin üzerinden,
O valinin dilinde, bir yara çýktý birden.

Sonra, bütün aðzýna yayýldý aðýr aðýr.
Konuþmaktan kesilip, oldu çok mutazarrýr.

Bir yara sebebiyle, elem çekti begayet.
Hakir ve zelil halde, ölüp gitti nihayet.

Dil uzattýðý için bu büyüðe o vali,
Dilinde yara çýkýp, çok feci oldu hali.

Dünyadaki cezasý idi bu henüz, fakat.
Ahiretteki ise, olacaktýr kat be kat.

Hem Ýmam-ý Þarani nakleder ki þöylece:
Ýmam-ý Þenavi’dir üstadým benim önce.

Âlim ve evliyadan bir kiþiydi kendisi.
Tasavvufta dahi hem yüksekti derecesi.

Beni talebeliðe kabul ettiðinde ilk,
Ahmed-i Bedevi’nin kabrine önce gittik.

Ziyareti bitirip, tam dönerken geriye,
Tanýttý beni hocam Ahmed-i Bedevi’ye.

Arz etti ki: (Bu bizim sevdiklerimizdendir.
Yüksek himmetinizle, bunu da edin tenvir.)

Kabirden bir ses geldi, gayet iyi anladým.
Açýkça diyordu ki: (Peki, olur evladým.)

Beni de himmetine almýþ oldu bu veli.
O an, kabrin üstünde göründü nurlu eli.

Hemen benim elimi tutuverdi kuvvetle.
Ben de öptüm o eli hürmet ve muhabbetle.

www.gonulsultanlari.com