Devrin halifesi, ölüm hastalığına yakalanmıştı ki, vefat edeceÄŸini anlayınca yanına çağırdı vezirini.
- EÄŸer bu hastalıktan ölürsem, yerime Ömer bin Abdülaziz otursun, diye vasiyet etti. Ve bunu bildiren bir ahitname yazdı kendi eliyle.
Sonra mühürleyip vezire verdi ve;
- Ben öldüÄŸümde, bu ahitnameyi herkese oku, diye emretti.
Sonra ruhunu teslim etti.
Vezir, bütün valileri çağırıp, bu ahitnameyi okudu onlara.
Ömer bin Abdülaziz hazretleri de vardı aralarında.
İstifa talebinde bulundu
Ancak bunu dinleyince çok ÅŸaşırdı.
Zira halife olarak Onun ismi geçiyordu ahitnamede.
Ancak kendisi ahiret adamıydı.
Kendisinde liyakat görmüyordu bu iÅŸ için.
Yani herkes halife olmak isterken, O, hilafetin ağır yükü altına girmekten korkuyordu.
İsmi okunduğunda, şaşırıp kaldı.
Ve istifa isteÄŸinde bulundu hemen.
Ancak istifa dileği kabul olunmadı.
HalifeliÄŸi aynen tasdik olundu.
Sizden beÅŸ ÅŸey istiyorum
Vezir, Onun koluna girerek, bir konuÅŸma yapması için minbere çıkardı.
Ömer bin Abdülaziz hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir hutbe okudu orada.
Bu hutbesinde beÅŸ ÅŸey talep etti onlardan.
Birincisi, halkımdan halini bize arz edemeyen bir kimse varsa, onun halini bana haber verin.
İkincisi, hayırlı işlerimizde siz de bize yardımcı olun ve bizi destekleyin.
Üçüncüsü, eÄŸer hak yoldan az bile ayrılırsak, siz mani olup, bizi ikaz edin.
Dördüncüsü, halkımdan hiç kimse, hiç kimsenin arkasından konuÅŸup da gıybetini yapmasın.
BeÅŸincisi de, dünyaya veya ahirete yaramayan faydasız ÅŸeylerle vakit geçirmeyin.
|