Ebu Muhammed el Baltaci hazretleri “rahmetullahi aleyh”, Evliyanın büyüklerindendir.
Bir gün, uzun bir yolculuÄŸa çıkmıştı.
Bir köyde mola verdi.
İkindi namazını kılmamıştı.
Camiye girip kıldı namazını ve çok yorgun olduÄŸundan uyuyuverdi oracıkta.
Derken akÅŸam oldu.
Caminin imamı içeri girip bu zatı uyur görünce canı sıkıldı.
Dürtüp uyandırdı. Ve baÅŸladı hakarete.
Büyük Veli cevap vermeyip çıktı camiden.
Kalbi incinmiÅŸti.
İmam mihraba geçip, tekbir aldı ve namaza baÅŸladı
Fakat o da ne?
Hiçbir ÅŸey okuyamıyordu.
Kur’an-ı kerimi unutmuÅŸtu tamamen.
Bir harf bile kalmamıştı zihninde. Cemaat da bir mânâ veremedi buna.
Ama o anlamıştı hatasını.
Süratle camiden çıktı ve arayıp buldu bu zatı.
Ellerine sarılıp;
- Özür dilerim, dedi. Size haksız yere hakaret ettim. Siz, Allah’ın sevgili kulusunuz ki, bütün bildiklerimi unuttum.
Ve yalvardı:
- Ne olur dua edin de kurtulayım bu halden.
Dua etti mübarek zat.
İmamın eski bilgileri, tekrar geldi zihnine.
Dünya nedir?
Bir gün de sevdiÄŸi bir talebesi;
- Efendim, büyükler, “Dünyadan sakınınız!” buyuruyorlar. Bu ne demek? diye sordu.
Cevabında;
- Burada dünya demek, haram ve mekruhlardır buyurdu. Dünyadan sakınmak, günahtan sakınmak demektir.
- Ama günah iÅŸlemek tatlı geliyor efendim.
- Evet, nefse tatlı geliyor. Nefs günahtan zevk alır çünkü.
|