Ebu Bekr-i Kettani hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir sohbetinde;
- Müminleri seviniz, buyurdu. Zira mümin Allah’ın dostudur. Onlara su-i zanda bulunmayın.
Ve ekledi:
- Müminleri sevmekten baÅŸka çare yoktur.
Sonra şunu anlattı:
Sohbetimize gelen bir Müslüman vardı.
Lakin her nedense ona karşı kalbimde bir soğukluk duyardım.
Ama bilmezdim sebebini.
Halbuki Mümine soÄŸuk durmak felakettir diye biliyordum.
Ne kadar uÄŸraÅŸtımsa atamadım kalbimden bu kötü düÅŸünceyi.
Kıymetli hediyeler aldım
Hediye, muhabbeti arttırır diye işitmiştim.
Kıymetli hediyeler alıp götürdüm.
Yine soÄŸukluk gitmedi kalbimden.
Onu evime davet ettim.
ÇeÅŸitli ve leziz yemekler ikram ettim.
Yine gitmedi o soÄŸukluk.
Çok üzülüp, kendi kendime;
“Ey nefsim, inat etme. O mümin, senden kıymetlidir. Ne kötü hali var ki, ona soÄŸuk duruyorsun? Bu, kibirdendir ki, vazgeçmezsen mahvolursun” dedim.
Gözyaşıyla aÄŸladım
Ayrıca;
Ey nefsim! Yoksa sen, kendini, ondan üstün mü görüyorsun. Çabuk tövbe et. Zira cenâb-ı Hak bu halinden razı deÄŸildir dedim.
Bunları düÅŸünerek o müminin evine vardım.
Tekrar yemeÄŸe davet ettim.
Neler neler ettimse de, o soÄŸukluk bir türlü gitmedi kalbimden.
Halbuki dinimizde buna cevaz yoktu.
Gözümden yaÅŸ akıtıp;
Yâ Rabbi, kalbimde bu mümine karşı muhabbet ihsan eyle diye yalvardım.
Çok aÄŸladım.
Çok ÅŸükür duam kabul oldu.
O soğukluk gitti, ferahladım.
|