MüÅŸrikler, katledince elçi olan Harisi,
Topladı Eshabını Allah’ın Sevgilisi.
Buyurdu: (Ey Eshabım, önce Åžam’a varınız.
Zeyd ibni Harise’dir, sizin kumandanınız.
Eğer harp esnasında, Zeyd şehid olur ise,
Cafer bin Ebi Talip kumandan olsun size.
O da şehid olursa harp meydanında eğer,
Abdullah bin Revaha emir olsun bu sefer.
O da ÅŸehid olursa, bir araya geliniz.
Münasip bir kimseyi, emir tayin ediniz.)
İsimleri sayılan şahısların, derakap,
Åžehid olacağını anladı cümle Eshap.
Ve lakin kendileri bunları işitince,
Bu müjdeden ötürü, gark oldular sevince.
Zira tek gayeleri var idi ki hepsinin,
O da, ÅŸehid olmaktı bu yolda Allah için.
Resulullah, sancağı Zeyd ibni Harise’ye,
Teslim edip, orduyu gönderdi bu sefere.
Sonra o kumandana buyurdu ki: (Gidiniz!
Evvela kâfirleri dine davet ediniz.
Kabul etmezler ise, gitmiÅŸtir bizden vebal.
Hemen o kâfirlerle yapınız cenk ve cidal.)
Üçbin kiÅŸilik ordu, muhacirin ve ensar,
Resulün duasıyla o gün yola çıktılar.
Peygamber efendimiz Veda yokuÅŸu denen,
Yere kadar, onların yürüdü peÅŸlerinden.
Ve hatta Medine’de kalan sahabiler de,
Gelip uğurladılar, onları bu mahalde.
Tekbirler getirerek ayrılıyorken ordu,
Kalanlar, onlar için dualar ediyordu.
Mücahidler ufuktan kayboluncaya kadar,
Onlara, gözyaşı ve gıbta ile baktılar.
Zeyd ibni Harise’nin taşıdığı o sancak,
Dalgalanıyor idi, rüzgarda sallanarak.
Yolculuk, olaysız ve neÅŸeli geçiyordu.
Mücahidler, cenk için sabırsızlanıyordu.
Abdullah bin Revaha giderken o arada,
Åžiirlerle bir ÅŸeyler söylerdi ÅŸu manada:
(Ey devem, kumluktaki ÅŸu kuyuya beni sen,
Oradan da, dört konak ileri götürürsen,
Bundan baÅŸka sefere artık çıkmayacaksın.
Zira bu cenkten sonra, sahipsiz kalacaksın.
Çünkü ben, bu savaÅŸtan geri dönmeyeceÄŸim.
Öyle umuyorum ki, ben ÅŸehid düÅŸeceÄŸim.)
Sonra kendi kendini etti ki ÅŸöyle ikaz:
(Ey Revaha’nın oÄŸlu, geç kaldın, hızlan biraz.
Çok yavaÅŸ gidiyorsun, bak diÄŸer mücahidler,
Seni, çok gerilerde bırakıp da gittiler.)
Böyle deyip, deveyi hızlandırdı az daha.
Ve ÅŸöyle söylendi ki: (Bak ey İbni Revaha!
Sen artık düÅŸünme ki, geride malların var.
Umurunda olmasın, baÄŸ bahçe ve hurmalar.
Zira Allah yolunda cihada gidiyorsun.
Sonunda ÅŸehidlik var, sana müjdeler olsun.)
|