Attar Hoca "rahmetullahi aleyh", Manisa Velilerindendir.
Kerametleri vardı.
Biri ÅŸöyle mesela:
Bu zat, bir cami yaptırmak istedi bu yörede.
Bu camide hem namaz kıldıracak, hem de İslamiyet’i anlatacaktı insanlara.
Ve başladı inşaat.
Ancak valinin adamlarından biri, mani olmak istedi bu hayırlı işe.
Ama, muvaffak olamadı.
Çünkü tanımıyordu Attar Hoca’yı.
Bilmiyordu Onun Allah dostu bir Veli olduÄŸunu.
Nitekim onun bu davranışı üzdü bu büyük zatı.
Mübarek kalbi incindi.
Onun, “Allah sevgisi”yle dolu olan kalbi incinir de, onu inciten cezasız kalır mı?
Kalmaz tabii.
Nitekim aynı gün bir suç iÅŸleyip hapse atıldı.
Bu, ilahi bir silleydi ona.
Bulmuştu cezasını.
Ancak ustalar tedirgindi yine.
Attar Hocaya gelip;
- Efendim, o adamın hapisten çıkıp tekrar inÅŸaata mani olmasından korkuyoruz, dediler.
- Korkmayın! buyurdu. Onun cezası, hususen bu iÅŸ içindir. Cami bitmedikçe hapisten çıkmaz.
Hakikaten caminin inşaatı bitene kadar adam kaldı hapiste.
Ne zaman ki cami bitti, çıktı o zaman.
Hikmeti mi?
Çünkü o zatın aÄŸzından öyle çıkmıştı bir defa.
Cenâb-ı Hak onları mahcup etmez.
Yaratır ağızlarından çıkan ÅŸeyi.
Bilmeden olmaz
Bu zat bir gün sohbetinde;
- KardeÅŸlerim, bu din, “bilmek dini”dir, buyurdu. Bilmeden Müslümanlık olmaz.
Sonra izah etti:
- İslamiyet’i bilmeyen ve tatbik etmeyen bir kiÅŸi, evliyalık yolunda bulunmaya kalkarsa, sapıtır.
Ve ekledi:
- Hatta ÅŸeytan çalar onun imanını.
|