Horasan’dan gelerek Tokat’ın Dutluca kasabasına yerleÅŸen Seyyid Ömer Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde;
- KardeÅŸlerim, Cenâb-ı Hak, bir âyet-i kerimede mealen; (Allahü teâlâ, yaptıklarınızı hep görmektedir) buyurduÄŸu halde, bazı Müslümanlar Rabbimizin yasak ettiÄŸi haramları yapıyorlar, buyurdu. Halbuki, herhangi bayağı bir kimse, bu çirkin iÅŸleri görecek olsa, belki görmek ihtimali olsa, yapmaktan vazgeçerler, öyle deÄŸil mi?
- Evet efendim, dediler.
Buyurdu ki:
- Bu halin iki sebebi olabilir.
- Onlar nedir hocam?
- Ya Allahü teâlânın verdiÄŸi habere inanmıyorlar. Yahut da, Onun görmesine ehemmiyet vermiyorlar. Haramları bu iki sebeple iÅŸlemek, imanı mı gösterir, küfrü mü?
Sordular:
- Ne tavsiye edersiniz efendim?
- Yeniden imanımızı tazelemeliyiz. Peygamber efendimiz aleyhisselam; (La ilahe illallah diyerek, imanınızı yenileyiniz!) buyuruyor.
Åžöyle bitirdi:
- Allahü teâlânın razı olmadığı iÅŸlerimizden tövbe etmeli, yasak ettiÄŸi, haram eylediÄŸi ÅŸeylerden sakınmalı, “beÅŸ vakit namaz”ı cemaatle kılmalıyız.
En kötü insan
Bir gün de sevdikleriyle sohbet ediyordu ki, sordu cemaatine:
- En kötü insan kimdir, bilir misiniz?
- Bilmiyoruz efendim, dediler.
Buyurdu ki:
- “En kötü insan”, yanına yaklaşılması en zor olandır. Her halimizle dinimizi sevdirmeliyiz.
Sordular:
- Nasıl sevdireceğiz hocam?
- Kendimizi sevdirerek.
- Bunu nasıl yaparız ki?
- İslam ahlakına uyarak. Müslüman, “iyi insan” demektir. Onu herkes sever.
|