Emir Sultan hazretlerinin ”rahmetullahi aleyh“ çok talebesi vardı.
ÇoÄŸu fakir olduÄŸu için geçimlerini de kendisi saÄŸlardı.
Uzak yerlerdeki talebeleri, her hafta sonu gelir, ihtiyaçları kadar parayı alıp giderlerdi. Yine bir hafta sonu, uzaktaki talebelerden biri gelmiÅŸti.
Emir Sultan sordu:
- Öbür kardeÅŸlerimiz nasıllar?
- Himmetinizle hepsi afiyettedir efendim. Zat-ı alinize duacıdırlar.
- Pekala, buyurdu.
Sonra cebinden “Bir akçe” çıkarıp verdi talebeye.
- ArkadaÅŸlarına selamımı söyle.
- BaÅŸ üstüne hocam.
- Bu "bir akçe"yi iyi muhafaza edin. Her ne lazım olursa, hep bununla alın.
- Peki efendim.
- Biz dünyada olduÄŸumuz müddetçe, bu size kâfi gelir. Bununla rahatça geçinin. Kimseden bir ÅŸey istemeyin.
- BaÅŸ üstüne hocam, dedi.
Ve ellerini öpüp ayrıldı.
Yerine döndüÄŸünde sordu arkadaÅŸları.
- Hocamız nasıllar?
- Çok iyiler. Size selamları var.
Selamı söyleyince, hep birden ayaÄŸa fırladılar.
- Aleyküm selaaam!
Ve sordular:
- Bir şey buyurdular mı?
- Evet. Çok mühim bir ÅŸey buyurdular.
- Ne dediler, çabuk söyle.
Emir Sultan hazretlerinin verdiÄŸi o bir akçeyi çıkardı cebinden.
- Åžu akçeyi gönderdi. “Bununla iktifa edin. Bu, öyle bereketli akçedir ki, ne kadar harcasanız tükenmez. Her ihtiyacınızı bu akçe ile alın. Kimseye muhtaç olmayın. Ben hayatta oldukça bu akçe bitmez”, buyurdular.
Onlar, bir kutunun içine koydular "o akçe"yi.
Her ÅŸeyi o akçe ile alıyorlardı artık.
Ama hiç tükenmiyordu.
Zira harcadıkça, yerine baÅŸkası geliyordu.
Ama ne zaman ki vefat etti Emir Sultan…
Tükendi o zaman.
|