Amasya’da doÄŸup İstanbul’da vefat eden Velilerden Sinanüddin Yusuf Amasi hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde;
- KardeÅŸlerim! Allahü teâlânın sevdiÄŸi kullarının yolunda yürümek arzusunda olanın, bu yolun ÅŸartlarını ve edeplerini gözetmesi lazımdır, buyurdu.
- O ÅŸartlar nedir efendim? dediler.
- En önce, sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bidatlerden sakınmaktır. Çünkü, Allahü teâlânın sevgisine ulaÅŸtıran yolun esası, bu ikisidir. İşlerini, sözlerini ve ahlakını, dinini bilen ve seven, dindar alimlerin sözlerine ve kitaplarına uydurmalı ve onları çok sevmelidir.
Åžöyle devam etti:
- Uykuda ve yemekte aşırı gitmeyip orta derecede olunuz. Seher vakti, yani gecelerin sonunda kalkıp, bu vakitlerde istiÄŸfar etmeyi, aÄŸlamayı, Allahü teâlâya yalvarmayı ganimet biliniz. Salih kimselerle düÅŸüp kalkınız. (İnsanın dini, arkadaşının dini gibidir) hadis-i ÅŸerifini unutmayınız!
Åžöyle bitirdi:
- Åžunu, iyi biliniz ki, ahireti, yani Cennetteki sonsuz nimetleri isteyenin, dünya lezzetlerine düÅŸkün olmaması lazımdır.
Dünyadan sakınınız!
Bir genç de sordu bu zata:
- Efendim, "Dünyadan sakınınız!" diye okuyoruz kitaplarda. Bu ne demek?
Buyurdu ki:
- Burada anlatılmak istenen, bildiÄŸimiz bu dünya deÄŸil evladım.
- Ya nedir hocam?
- Burada sakınmamız gereken "Dünya"dan maksat, Allahü teâlânın beÄŸenmediÄŸi ÅŸeyler, yani "Haramlar” ve “Mekruhlar"dır.
En kıymetli insan
Bir gün de sordular bu zata:
- Efendim, bir insanın hidâyetine sebep olmak çok sevap deÄŸil mi?
- Elbette.
- Ne kadar sevap hocam?
- Peygamber efendimiz aleyhisselam, hazret-i Ali’ye “radıyallahü teâlâ anh“ ne buyurmuÅŸ biliyor musunuz?
- Ne buyurmuÅŸ efendim?
- (Ya Ali, sen bir kiÅŸinin hidâyetine sebep olursan, güneÅŸ o gün, senden daha iyi bir kimseye ışık vermez. O gün sen, dünyanın en kıymetli insanı olursun) buyurmuÅŸlardır.
|