Ana Sayfa >  1001 Güzel Menkîbe > İstigfar, her kapıyı açar > Sıkıntı nimettir
Yazıcı   Yazı boyutunu     

Sıkıntı nimettir

Büyük İslam âlimlerinden Abdülhalık-ı Goncdüvani “kuddise sirruh” hazretlerine, bir gün akrabasından biri gelip;
- Efendim, sıkıntılar ard arda geliyor, ne yapayın? diye dert yandı.

Cevabında;
- Kardeşim, sıkıntıların gelmeleri, görünüşte çok acı ise de, bunlar, aslında birer nimettir.

Adam şaşırdı:
- Nimet mi dediniz efendim?
- Evet. Bu dünyanın en kıymetli sermayesi, üzüntüler ve sıkıntılardır. Bu dünya sofrasının en tatlı yemeği, dert ve musibetlerdir.

Ve devam etti:
- Bu tatlı nimetleri, acı ilaçlarla kaplamışlardır. Akıllı olanlar, bunların içine yerleştirilmiş olan tatlıları görür. Üzerindeki acı örtüleri de tatlı gibi çiğner, acılardan tat alırlar.

- Sıkıntılardan mı tat alırlar efendim?
- Evet. Nasıl tatlı olmasın ki, sevgiliden gelen her şey tatlı olur. Kalbi hasta olanlar, onun tadını duyamaz.

- Bu hastalık nedir ki efendim?
- Kalbin hasta olması, Ondan başkasına gönül vermesidir. Saadet sahipleri, sevgiliden gelen sıkıntılardan o kadar tat alırlar ki, iyiliklerinde o tadı duyamazlar.

Ve izah etti:
- Her ikisi de Sevgiliden geldiği halde, sıkıntılardan, sevenin nefsi pay almaz. İyiliklerini ise, nefs de istemektedir.

En zor şey Peki demek

Bir gün de sohbetinde;
- Dünyada en zor şey, hak söze Peki demektir, buyurdu. Çünkü nefs mani olur.

Ve ekledi:
- Ebu Cehil, Resulullaha bir defa Peki deseydi, hazret-i Ömer gibi olurdu. Hazret-i Ömer de “radıyallahü anh” eğer Hayır deseydi, Ebu Cehilden daha tehlikeli olurdu.

Şöyle bitirdi:
- Tarih boyunca yapılan bütün savaşlar, İslam’a Peki diyenlerle Hayır diyenler arasında olmuştur. Yoksa bu, bir kuru kavga değildir.
 
Geridön
 
 
Klavye
 
Ana sayfam yap Sık kullanılanlara ekle
Güncelleme Tarihi
1.03.2024
Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır. Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya
gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.

Hosted by İhlas Net
Ziyaretçi Sayısı